|
Stresle başa çıkma yolları |
 |

Stres kişinin sosyal ve kişisel
imkanlarını zorlayan ya da aşan durum veya histir.
Kişi kendinden bekleneni karşılayamayacağını
düşündüğünde veya zaman, deneyim gibi kaynakların
eksikliğini hissettiğinde ortaya çıkan bir durumdur.
Dolayısıyla negatif bir deneyimdir. Ancak en önemlisi,
stres tamamen ortadan kaldırılabilir bir durum değildir.
Stresten etkilenme derecesi kişinin bununla nasıl başa
çıktığı ile orantılıdır. Stresle başa çıkabilenler, bu
durumdan bedensel ve ruhsal olarak en az zararı görür.
Kaç veya savaş
Strese verilen cevabın altında ne yatar?
İç güdülerle strese verilen çeşitli cevaplar vardır.
Birincisi kısa sürede verilen cevaptır. Kısa sürede
verilen iç güdüsel cevabın alltında temel hayatta kalma
güdüsü yatmaktadır. Buna 'kaç veya savaş' da
denmektedir. Ani stres halinde, hormonların da etkisiyle
çeşitli cevaplar oluşur. Kalp hızlanır, tansiyon
yükselir, kaslar daha çok kanlanır ve mücadeleye hazır
hal alırlar. Uzun süreli cevabın amacı uzun süren strese
karşı koymaktır.
Mutsuzluğa neden olur
Günlük çalışma hayatında karşılaştığımız stresler
hayatımızı tehdit eden durumlar değildir. Buna karşılık
iş yükünün fazlalığı, önceliklerin uyuşmaması, değişen
değerler, uygunsuz çevre şartları gibi nedenler daha
yoğundur. Bunlar performansı azaltmaz, ancak mutsuzluğa
neden olurlar.
Stresin büyüklüğü kişinin durumdan alacağı zararla
orantılıdır. Bu zarar nadiren fizikseldir.
Önemli adımlar
Başa çıkmada önemli bazı adımlar vardır: Dinlenme, uyku,
rahatlama teknikleri, egzersiz, pozitif düşünce bunların
başında gelir.
Stresle
karşılaştığımızda; özellikle işimizle ilgili durumlarda
kendimizi yaptığımız işe adayıp, daha yoğun bir tempoyla
çalışırız. 'Bu tempo bozulmasın' diye, uzun-kısa tüm
dinlenme fırsatları iptal edilir, uyku süresi
kısaltılarak çalışma süresine eklenir. Eğer; bu yaşam
(veya çalışma tarzı) 'kısa süre için' devam ederse,
olumsuz etkileri minimal, başarı ise yüksek olacaktır.
Ancak bu tarz bir çalışma hayatı uzun sürerse, stresle
ilgili olarak, artan oranda fiziksel ve ruhsal sağlık
sorununu da beraberinde getirecektir.
RAHATLATICI AKTİVİTELER
Dinlenme; stresin uzaklaşmasında en başta gelen
uygulamadır. Gün sonunda veya hafta sonunda dinlenme,
sakinleşmemize yardımcı olur. Günlük çalışma
hayatımızdaki stresi dengelemek amacıyla dinlenme
dönemlerinde özellikle hoşumuza giden şeylerin yapılması
(boş oturmak, TV seyretmek yerine) dengenin oluşmasında
önem taşır. Bu gibi rahatlatıcı aktivitelerin başında
hobiler veya yorucu olmayan sporların yapılması
gelmektedir. Yürüyüş, yelken gibi sporlar, gün boyu
zamanla veya başka şeylerle yarışarak çalışan insanlar
için yarışmadan rahatlamada etkili metodlar olacaktır.
Sosyalleşme de önemli bir rahatlama yoludur. Sizi
sıkmayan, germeyen kişilerle olmak, hatta ortak hobiniz
varsa beraberce gerçekleştirmek hem dinlendirecek hem de
hayatınızın kalitesini artıracaktır. Tatil imkanlarınızı
'dinlenme' amaçlı kullanmalısınız.
UYKU SÜRESİ ÖNEMLİ
Uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişmekle beraber, günde
ortalama sekiz saat yeterli olmaktadır. Uyku süresinin
azalması konsatrasyonu ve enerjiyi olumsuz
etkilemektedir. Zaten zor ve stresli olan durumlarla
başa çıkmak, uykusuzlukla beraber daha da güçleşir,
kontrolden çıkabilir. İyi uyku için kahve, çay, alkol
azaltılmalıdır (özellikle saat 16.00 itibariyle), yatağa
girmeden birkaç saat önceden iş bırakılmış olmalıdır.
Müzik ve kitap sakinleştiricidir. Gözlerin üstüne bant
konularak dinlendirilmesi ve her akşam aynı saatte
yatağa girilmesi de etkili olacaktır.
Egzersiz
stresle başa çıkmada çok etkilidir. Egzersiz çeşitli
şekilde fayda eder:
* Stresi azaltma, sağlık sorunlarını olumlu etkileme
dışında gerilmiş kasların gevşemesini sağlar.
* Uykuya geçişi kolaylaştırır.
* Özellikle beyine kan akımını artırır, yoğun beyin
aktivitesi gerektiren işler için beyine şeker ve oksijen
gitmesini kolaylaştırır.
* Oturarak, yoğun çalışma sırasında vücutta toksik madde
birikir. Egzersiz yapılarak bu toksik maddelerden çok
daha kolay kurtulunur.
* Egzersiz endorphin denilen kimyasal maddelerin
salgılanmasını sağlar. Böylece mutluluk hissi ve pozitif
ruh haline kavuşulur.
* Egzersiz yapan ve fiziksel
olarak fit olan kişilerin
baskı altında olduklarında daha
az sorun yaşadıkları
bilinmektedir. Bu kişiler daha
az hastalanırlar ve tükenmişlik
sendromunu daha az yaşarlar.
Egzersiz sizin için mutlaka eğlenceli olmalıdır.
Sevmeyerek, sıkılarak yapılan aktivitelerden
kaçınmalısınız. Yürüyüş, dans, paten kayma, yüzme,
pilates, futbol... Mutlaka zevk alarak
uygulayabileceğiniz bir aktivite vardır.
* Pozitif ve akılcı düşünme:
Herhangi bir performansa hazırlanırken korku, endişe
gibi negatif duygular, başarısız olma gibi negatif
düşünceler ortaya çıkabilir. Her şey tamamen normal olsa
da kendimizi eleştirmek, şüphe etmek özgüvenimizi
azaltabilir. Bu durum ise
performansımızı düşürür, yeteneklerimizi
felç eder. Bu durumda kendinizi,
kendinizin en iyi arkadaşı gibi görüp, duruma daha
objektif yaklaşıp, pozitif telkinler yapmalısınız.
Böylece yanlış düşüncelerinizi ve yersiz kaygılarınızın
daha iyi farkına varacaksınız. Daha önce yaşadığınız ve
başarıyla sona eren tecrübelerinizi aklınıza getirin.
Başka insanların reaksiyonlarından, ne düşüneceklerinden
korkmayın. Unutmayın ki; insanlar iyi ve doğru yapılan
işleri takdir ederler. Bu yolla kendinize olan güveniniz
sayesinde stresli işlerin üstesinden gelmeniz daha kolay
ve başarılı olacaktır. |