Ana Sayfa İçin Tıklayınız. Soru Gönderebilirsiniz.
Koruyucu Önleyici Genetik Tanı Bireysel Sağlık Yönetimi Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri. Dr Banu Özmen Kimdir?
 

Stresle başa çıkma yolları

Arşiv

Stres kişinin sosyal ve kişisel imkanlarını zorlayan ya da aşan durum veya histir.
Kişi kendinden bekleneni karşılayamayacağını düşündüğünde veya zaman, deneyim gibi kaynakların eksikliğini hissettiğinde ortaya çıkan bir durumdur.
Dolayısıyla negatif bir deneyimdir. Ancak en önemlisi, stres tamamen ortadan kaldırılabilir bir durum değildir. Stresten etkilenme derecesi kişinin bununla nasıl başa çıktığı ile orantılıdır. Stresle başa çıkabilenler, bu durumdan bedensel ve ruhsal olarak en az zararı görür.

Kaç veya savaş
Strese verilen cevabın altında ne yatar?
İç güdülerle strese verilen çeşitli cevaplar vardır. Birincisi kısa sürede verilen cevaptır. Kısa sürede verilen iç güdüsel cevabın alltında temel hayatta kalma güdüsü yatmaktadır. Buna 'kaç veya savaş' da denmektedir. Ani stres halinde, hormonların da etkisiyle çeşitli cevaplar oluşur. Kalp hızlanır, tansiyon yükselir, kaslar daha çok kanlanır ve mücadeleye hazır hal alırlar. Uzun süreli cevabın amacı uzun süren strese karşı koymaktır.

Mutsuzluğa neden olur
Günlük çalışma hayatında karşılaştığımız stresler hayatımızı tehdit eden durumlar değildir. Buna karşılık iş yükünün fazlalığı, önceliklerin uyuşmaması, değişen değerler, uygunsuz çevre şartları gibi nedenler daha yoğundur. Bunlar performansı azaltmaz, ancak mutsuzluğa neden olurlar.
Stresin büyüklüğü kişinin durumdan alacağı zararla orantılıdır. Bu zarar nadiren fizikseldir.

Önemli adımlar
Başa çıkmada önemli bazı adımlar vardır: Dinlenme, uyku, rahatlama teknikleri, egzersiz, pozitif düşünce bunların başında gelir.
Stresle karşılaştığımızda; özellikle işimizle ilgili durumlarda kendimizi yaptığımız işe adayıp, daha yoğun bir tempoyla çalışırız. 'Bu tempo bozulmasın' diye, uzun-kısa tüm dinlenme fırsatları iptal edilir, uyku süresi kısaltılarak çalışma süresine eklenir. Eğer; bu yaşam (veya çalışma tarzı) 'kısa süre için' devam ederse, olumsuz etkileri minimal, başarı ise yüksek olacaktır. Ancak bu tarz bir çalışma hayatı uzun sürerse, stresle ilgili olarak, artan oranda fiziksel ve ruhsal sağlık sorununu da beraberinde getirecektir.

RAHATLATICI AKTİVİTELER
Dinlenme; stresin uzaklaşmasında en başta gelen uygulamadır. Gün sonunda veya hafta sonunda dinlenme, sakinleşmemize yardımcı olur. Günlük çalışma hayatımızdaki stresi dengelemek amacıyla dinlenme dönemlerinde özellikle hoşumuza giden şeylerin yapılması (boş oturmak, TV seyretmek yerine) dengenin oluşmasında önem taşır. Bu gibi rahatlatıcı aktivitelerin başında hobiler veya yorucu olmayan sporların yapılması gelmektedir. Yürüyüş, yelken gibi sporlar, gün boyu zamanla veya başka şeylerle yarışarak çalışan insanlar için yarışmadan rahatlamada etkili metodlar olacaktır. Sosyalleşme de önemli bir rahatlama yoludur. Sizi sıkmayan, germeyen kişilerle olmak, hatta ortak hobiniz varsa beraberce gerçekleştirmek hem dinlendirecek hem de hayatınızın kalitesini artıracaktır. Tatil imkanlarınızı 'dinlenme' amaçlı kullanmalısınız.

UYKU SÜRESİ ÖNEMLİ
Uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişmekle beraber, günde ortalama sekiz saat yeterli olmaktadır. Uyku süresinin azalması konsatrasyonu ve enerjiyi olumsuz etkilemektedir. Zaten zor ve stresli olan durumlarla başa çıkmak, uykusuzlukla beraber daha da güçleşir, kontrolden çıkabilir. İyi uyku için kahve, çay, alkol azaltılmalıdır (özellikle saat 16.00 itibariyle), yatağa girmeden birkaç saat önceden iş bırakılmış olmalıdır. Müzik ve kitap sakinleştiricidir. Gözlerin üstüne bant konularak dinlendirilmesi ve her akşam aynı saatte yatağa girilmesi de etkili olacaktır.

Egzersiz stresle başa çıkmada çok etkilidir. Egzersiz çeşitli şekilde fayda eder:
* Stresi azaltma, sağlık sorunlarını olumlu etkileme dışında gerilmiş kasların gevşemesini sağlar.
* Uykuya geçişi kolaylaştırır.
* Özellikle beyine kan akımını artırır, yoğun beyin aktivitesi gerektiren işler için beyine şeker ve oksijen gitmesini kolaylaştırır.
* Oturarak, yoğun çalışma sırasında vücutta toksik madde birikir. Egzersiz yapılarak bu toksik maddelerden çok daha kolay kurtulunur.
* Egzersiz endorphin denilen kimyasal maddelerin salgılanmasını sağlar. Böylece mutluluk hissi ve pozitif ruh haline kavuşulur.
* Egzersiz yapan ve fiziksel olarak fit olan kişilerin baskı altında olduklarında daha az sorun yaşadıkları bilinmektedir. Bu kişiler daha az hastalanırlar ve tükenmişlik sendromunu daha az yaşarlar. Egzersiz sizin için mutlaka eğlenceli olmalıdır. Sevmeyerek, sıkılarak yapılan aktivitelerden kaçınmalısınız. Yürüyüş, dans, paten kayma, yüzme, pilates, futbol... Mutlaka zevk alarak uygulayabileceğiniz bir aktivite vardır.
* Pozitif ve akılcı düşünme: Herhangi bir performansa hazırlanırken korku, endişe gibi negatif duygular, başarısız olma gibi negatif düşünceler ortaya çıkabilir. Her şey tamamen normal olsa da kendimizi eleştirmek, şüphe etmek özgüvenimizi azaltabilir. Bu durum ise performansımızı düşürür, yeteneklerimizi felç eder. Bu durumda kendinizi, kendinizin en iyi arkadaşı gibi görüp, duruma daha objektif yaklaşıp, pozitif telkinler yapmalısınız. Böylece yanlış düşüncelerinizi ve yersiz kaygılarınızın daha iyi farkına varacaksınız. Daha önce yaşadığınız ve başarıyla sona eren tecrübelerinizi aklınıza getirin. Başka insanların reaksiyonlarından, ne düşüneceklerinden korkmayın. Unutmayın ki; insanlar iyi ve doğru yapılan işleri takdir ederler. Bu yolla kendinize olan güveniniz sayesinde stresli işlerin üstesinden gelmeniz daha kolay ve başarılı olacaktır.