|
|
|
Niçin çocukları
şımartmamalıyız? |
 |
İnsanlar,
dolayısıyla çocuklar toplumun parçalarıdır. Çocuk doğar
doğmaz kendini bir toplumun içinde bulur ve en temel
ihtiyaçlarının giderilebilmesi için çevresine sıkı sıkı
bağlanır. Çocuktaki bu bağlanma duygusu ömür boyu sürer.
Bu yolla çocuk hem farklı bir birey olduğunu, hem de
topluma ait olduğunu farkına varır.
Çocuğun özellikle annebaba
tarafından övülmesi olumlu bir
davranıştır. Benzer şekilde yanlış tutum içinde
olan çocuğa da sabırlı davranılmalıdır. Yetişkinlerin
tutarlı davranmaları ile çocuklar toplumsal kuralları
öğrenirler. Çocukların hangi davranışlara izin
verileceğini (yani hoş karşılanan
davranışları), hangi davranışlara izin
verilmeyeceğini bilmesi, onların kendilerini güvende
hissetmelerini sağlar.
3-6 YAŞ DÖNEMİNE DİKKAT
Ancak şımartmak çocuğun toplumsallaşmasını engeller;
yani, çocuk normallik, kabul edilebilirlik değerlerini
kaybeder! Yetersiz toplumsallaşma da çocuğun ruhsal
gelişimini olumsuz etkiler.
Çocuklar için kuralları
öğrenmede en uygun dönem 3-6
yaş dönemidir. Bu yaşlarda hem biyolojik
hem de ruhsal gelişim yönünden hazırdırlar. Çocuk kendi
kendini disipline edemez. Bu çocuğu yetiştirenlerin,
öncelikle annebabanın görevidir.
Şımartmadan, ama olumlu
davranışları ödüllendirerek, çocuğu
överek yetiştirirken; olumsuz
davranışlar için ceza
uygulanmalıdır. Ceza vermek; çocuğu aşağılamak,
utandırmak, suçlamak hele şiddet uygulamak değildir.
Çocukla çatışmak onun olan
iletişiminizi bozmaktan başka sonuç
doğurmaz. Çok sevdiği bir şeyden mahrum etmek
'arkadaşıyla oyun oynayamaması,
sevdiği çizgi filmi seyretmemek,
istediği oyuncakla oynayamaması'
veya sandalyede oturma cezası gibi yöntemler
uygulanabilir.
Çocuklar iyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, haklıyı-haksızı,
paylaşmayı, dürüst olmayı, çalışkan olmayı, düzenli,
uyumlu olmayı, insanları sevmeyi, saymayı, sadakati,
evlilik, okul hayatı, yani dünya görüşünü aile ortamında
öğrenir. Bu özellikler toplumsallaşmanın parçalarıdır.
Şımartılan çocuklarda bu
özelliklerin oluşması ve gelişmesi
yetersizdir. |
|
|