|
Kemik erimesi Osteoporoz |
 |
Kemik erimesi; kemik kitlesinin ve
kemik dokusunun yapısal bozukluğu ile ortaya çıkar. Bu
bozukluğun sonucu olarak kemik ağrıları, halsizlikle
başlayıp, kemik kırılganlığına yatkınlık ve kırıklarda
artışa varan durumlar gösterir.
Kemik erimesi veya osteoporoz hayat kalitesini olumsuz
yönde etkileyen bir hastalıktır.
Omurga (bel kemiği), kalça ve el bileği kırıkları başta
olmak üzere tüm iskelet sisteminde kırıklara neden
olabilir.
İlerleyen yaşla yakından ilgilidir. Yaşla beraber risk
artar.
Özellikle menopoza girmiş kadınları etkiler.
Kırıklar hafif darbelerle, hatta kendiliğinden
oluşabilir.
65 yaşındaki kadınların üçte birinin bel kemiği
kırıkları olacağı belirtilmektedir.
Yaşam boyu herhangi bir zaman ortaya çıkabilecek kalça
kırığı riskinin kadınlarda %16, erkeklerde ise %5 olduğu
bilinmektedir.
Omurga, kol ve kalça kırıkları yaşları ilerlemiş
kişilerde ölümle sonuçlanabilir (Özellikle kalça
kırıkları %15-20 ölümle sonuçlanmaktadır).
Osteoporozda Risk Faktörleri:
Genetik: Ailede osteoporoz olup olmadığı çok
önemlidir. Artık yapılan genetik yatkınlık testleri ile
her yaştaki bireyin, kadın veya erkek diğer pek çok
hastalıkla beraber kemik erimesine genetik yatkınlığı
olup olmadığı ortaya çıkarılabilmektedir. Bu yolla
erkenden alınabilecek önlemlerle, kemik erimesinin hiç
ortaya çıkmaması mümkündür.
Yapısal Özellikler: Minyon yapılı, zayıf, soluk,
ince tenli kişilerde osteoporoz riski daha yüksektir.
Hormonlar: Kadınlarda erkeklere göre daha sık
görülür. Erken menopoz kemik erimesi için önemli bir
risktir. İlk adet görülen yaş ne kadar geç ise kemik
erimesi riski artar. Hiç doğum yapmamış olanlarda risk
artmaktadır.
Beslenme: Aşırı protein içeren ve kalsiyum
anlamında fakir bırakılan diyetler kemik erimesi riskini
artırır.
Fizik aktivite: Hareket azlığı yani sporsuz hayat
riski oldukça artırır.
Sigara: Kemik erimesini artırır.
Diğer hastalıklar ve ilaçlar: Kortizon tedavisi,
romatoid artrit, nörolojik hastalıklar, parkinson,
hipertiroidi vs. osteoporozu olumsuz etkiler.
Osteoporoz, erken teşhis edilirse tedavisi mümkün
olan bir hastalıktır.
Kemik yapısının güçlü olması,
kemik erimesini engellemede en önemli ve en etkili
adımdır. Sağlıklı kemik yapısının temeli çocukluk
çağında atılır. Kemik sağlığı ile ilgili iki önemli
dönem vardır. İlki, bebeklikten gençlik dönemine (20
yaşa) kadar kemik kitlesinin tüm potansiyeli ile
oluşturulması gereken dönem; diğeri ise menopoza girmiş
kadınlar ve riskli kişilerde önleyici tedavinin önem
kazandığı dönem.
Kemiğin tam potansiyeli ile gelişebilmesi için
şunlara ihtiyacı vardır:
*Yeterli kalsiyum, D vitamini, protein içeren dengeli
beslenme.
*Çocukluk ve gençlik dönemini de içeren düzenli fizik
egzersiz.*Kızların normal yaşta ve düzenli olarak adet
görmeleri, erkeklerde hormon düzeylerinin normal olması.
*Sigara içilmemesi, kalsiyum eksikliği olmaması,
kortizon tedavisi almamış olmak. Kemik gelişimi 20'li
yaşlarda tamamlanır, 30 yaşta ise en üst düzeye
ulaşmıştır. Bu dönemde bazı faktörler kemik kaybını ve
yaşlanmayı tetikleyebilir. Bu faktörler 40- 50 yıl
sonraki kemik kaybının hızını belirler.
Kemik kaybını etkileyen faktörler:
*Kalsiyum ve D vitamini eksikliği*Alkol kullanımı (fazla
alkol kullanımı kemik yapım hızını azaltır)
*Tuzlu diyet (Tuzlu yemek yenmesi kemik erimesini
etkiler)*Proteinden düşük diyetle beslenme
*Kafeinli tüm içecekler (kahve gibi)
*Sigara
*Çinko, B12, K, B6, C vitamini eksikliği
*Obezite ve aşırı zayıflık (her ikisi de kemik erimesini
hızlandırır)*Uzun süreli yatak istirahati (hareketsiz
yaşam)
|