|
|
|
Çocuklarda uyku ve
yatırma düzeni |
 |
Uyku; normal koşullarda insan
yaşamının üçte birini kapsayan doğal, biyolojik bir
süreçtir. Gün boyu süren zihinsel ve bedensel
etkinliklerin sonucu olarak uyumak, doğal dinlenme
yöntemidir. Uyku ihtiyacı genetik olarak kişiden kişiye
değişmektedir.
Çocuklar ve bebekler erişkinlere göre sık sık beslenmek,
uyumak ihtiyacı gösterir. Bunun nedeni, onların
yetişkinlere göre altı kat fazla zihinsel eylem
yapmaları; daha hareketli olup, çok daha fazla enerji
harcamalarıdır. Bu nedenle daha çok uykuya ihtiyaç
duyarlar. Uyku çocuğun temel
ihtiyaçlarının başında gelir.
Bebeğin büyüme ve gelişmesini
hızlandıran bazı hormonlar
(büyüme hormonu gibi) uyku
sırasında artmaktadır.
İlk üç aylık dönemde bebek
günün yaklaşık 16-18 saatini uykuda geçirir. Yenidoğan
bebek, gece ve gündüz eşit sayıda olmak üzere, günde 7-8
kez kısa süreli uyur. Altı haftadan sonra kısa uyku
dönemlerinin sayısı azalarak günde 3-4 kereye iner ve
her biri daha uzun sürer. Bebeğin ilk üç ayına özgü olan
bu uyku düzeni, anne-babalar için uyulması güç bir
günlük program gerektirir.
Üç aylıktan itibaren, bebeğin uyku
saatleri azalmaya ve gece uykusu daha uzun süreli olmaya
başlar. Bebek altı aylık olduğunda uyku ihtiyacı
yaklaşık 12 saate inmiştir. Gündüzleri daha uzun süre
uyanık kalabilmektedir.
Okul öncesi dönemde ise uyku, 24
saatte iki kez düzenine dönüşür. Çocuk gün içinde sadece
bir kez öğleden sonra uyuyabilir. Bu düzen ileri
yaşlardaki uyku düzenine benzer. Ancak büyüklerde okul
ve iş hayatının getirdiği zorluklar nedeniyle, bu düzen
yanlızca geceleri uyuma düzenine dönüşür. Okul ve iş
gibi zorunluluklar olmadıkça, gündüzleri kısa süreli bir
uyku her yaş için önerilmektedir. Yarım saatlik gündüz
uykusu, gece uykusunun 1.5 saatine eşdeğerdir. Uyku
süreleri gibi, uyuma ve uyanma saatleri de genetik
özellikler gösterir. Kimisi erken yatıp erken
uyanabilirken, diğeri gecenin ilerleyen saatlerinde
uykuya dalabilir, geç uyanabilir. Hafta içinde
zorunluluklar nedeniyle belirgin olarak gözlenmeyen bu
özellik, hafta sonu uykularında net olarak ortaya çıkar.
Yetişkinler gibi çocukların da uyku biçimleri
birbirinden farklıdır. Bu nedenle tüm çocukların aynı
zamanda yatıp, aynı zamanda uyanmalarını sağlamaya
çalışmak, insan doğasına aykırı bir yaklaşımdır. Çocuğun
uyku biçimi annebabasıyla çakışmayabilir. Hatta
kardeşlerin uyku biçimleri birbirlerine benzemeyebilir.
Ailelerin çocukları kendi
tiplerine uyarlamaya çalışarak
enerjilerini ve otoritelerini boşa
harcamaya gerek yoktur. |
|
|