Ana Sayfa İçin Tıklayınız. Soru Gönderebilirsiniz.
Koruyucu Önleyici Genetik Tanı Bireysel Sağlık Yönetimi Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri. Dr Banu Özmen Kimdir?
 

Cinsel ilişki

Arşiv

Cinsel ilişki, cinsel uyarana verilen tepkilerden oluşan bir davranış biçimidir ve insan hayatının parçasıdır. Cinsel ilişki sırasında organlarda oluşan geçici tepkilerin tanımlanması yapılmışsa da, bireysel farklılıklar yeterince tanımlanamamıştır. Cinsel ilişkide duyulan zevk bireyden bireye farklılık gösterdiği gibi, her bireyin cinsel ilişki isteğinin de farklı olduğu düşünülmektedir.
Cinsel ilişkinin aşamaları: Cinsel tepki her iki cinste birden oluşan durumdur ve prensip olarak iki cinste de aynıdır. Dört aşaması vardır. Bunlar; uyarılma, plato, orgazm ve çözülme olmak üzere gerçekleşir.
Uyarılma: Erkekte ereksiyon, kadında vajinal kanalın üst bölümünde gevşeme ve sıvı salgılanması; kasların gerginleşmesi, kalp ve solunum hızı ile kan basıncının artması biçimindeki tepkilerle kendini gösterir.
Plato: Bu aşamada her iki cinste de cinsel gerilim en yüksek düzeydedir. Kalp ve solunum hızı, kas gerginliği, kan basıncı, birkaç dakika ya da daha uzun süre yüksek kalır.
Orgazm: Her iki cinste de, kasların istemli ve istem dışı ritmik kasılmaları ile ortaya çıkar. Erkekte seminal sıvının boşalması olur. Kadında ve erkekte bu sürede sinir sisteminde geçici bir değişiklik ve tüm vücuda sıcaklık yayılması gibi çeşitli duygulanımların ve kasılmaların olduğu karmaşık bir devre oluşur. Orgazm aynı zamanda, bir gerginlikten kurtulma hissi olarak tanımlanır.
Çözülme: Kaslar gevşer, rahatlama ve uyuşukluk hissi olur. Pelvik ve genital organlara biriken kan, dolaşıma geri döner ve bir süre sonra kişi, ilişki öncesi durumunu yaşar.
Kadın ve erkek arasındaki en belirgin farklılıklardan biri; kadınların cinsel ilişki sırasında birden fazla orgazma ulaşabilmeleridir. Bazı kadınlar fizyolojik olarak birçok kez plato evresinden geçebilir. Bu durum birçok kez orgazm olabilmeyi olanaklı kılar.
Erkeklerde ise, ejekülasyonu izleyen ve "Refrakter dönem" denilen bir süre vardır. Refrakter dönemde tekrar ereksiyonu sağlamak güçleşir. Bu başarılsa bile orgazm ve boşalma genellikle olanaksızdır. Refrakter dönem, erkeğin yaşı ilerledikçe uzar. 17-18 yaşlarında 5-15 dakikada olan bu süre, 60 yaşlarında 18-24 saat kadardır. Refrakter dönemin uzunluğu da erkekten erkeğe göre farklı olabileceği gibi, aynı erkek için koşulların ne derece erotik olduğuna bağlı olarak da değişebilir. Ayrıca bu süre ilişki sıklığından da etkilenir. Sık cinsel ilişkide bulunan erkeklerde, refrakter dönemi daha kısadır.

Cinsel uyaranlara gelince, bunlar çok çeşitli, kişiden kişiye değişen uyaranlar olabilir. Yaşanan anılar, görülen rüyalar, kurulan hayaller veya tat, koku, görüntü,ses, dokunma gibi beş duyudan herhangi birinin bilinçli olarak kullanılması da uyarılmayı hızlandırabilir.
Ancak, bu uyaranların hepsi " kabul edilebilir veya uygun" mudur? Hangi cinsel uyarı kaynaklarının " kabul edilebilir" veya "uygun" olduğunu belirleyen çok önemli kültürel tabular vardır. Kültürel açıdan uygun olmayan veya en az kabul edilebilir olan uyarıcılar o toplum için normal değildir.

Cinsel istek duymak doğal bir durumdur. Ancak cinsel isteğin azaldığı veya olmadığı durumlar, diğer taraftan da çok arttığı durumlar olabilir. Bazı bilimsel çalışmalara göre cinsel istek sorunlarının ortaya çıkmasında çocukluktaki cinsel sömürü, cinsel taciz, cinsellikle ilgili olumsuz tutumlar, dinsel tutuculuk ve ailesel sorunlar önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle cinsel bilgiler eğitimi erken yaşlarda daha da önem kazanmaktadır. Diğer bir taraftan ilaçların, ailesel sorunların, cinsel isteğin bastırılmasında rolü olduğunu düşünmektedir.

Cinsel ilişkide sıklık diğer bir konudur. Yaşam boyu cinsel ilişkiye girme sıklığı zaman zaman değişebilir. Çiftler arasında karşılıklı onay söz konusuysa cinsel ilişki sıklığı için bir sınırlama yoktur. Cinsel etkinlik sağlık durumu uygunsa ve istek sürüyorsa ömür boyu sürebilir. Erkeklerde prostat ameliyatı geçirmek ve kadınlarda menopoz dönemine girmiş olmak cinsel yaşamın sonlandığı anlamına gelmez.
Cinsel sorunlar; bireylerin cinsel yaşamlarındaki beklentilerinin karşılanamamasına neden olan sorunlardır. Bunlar karşı cinse ilgi duyamama, cinsel yönden uyarılamama, erken boşalma ya da orgazm olamama gibi sorunlardır. Bu sorunlar, bedensel nedenlere (hormon düzensizlikleri, damar ve sinir sorunları) bağlı olarak ortaya çıkabilecekleri gibi, psikolojik nedenlere (ilişki sırasında ağrı hissetme, kasılma, dikkatini yoğunlaştıramama) bağlı olarak da ortaya çıkabilir.