|
Cinsel ilişki |
 |
Cinsel
ilişki, cinsel uyarana verilen tepkilerden oluşan bir
davranış biçimidir ve insan hayatının parçasıdır. Cinsel
ilişki sırasında organlarda oluşan geçici tepkilerin
tanımlanması yapılmışsa da, bireysel farklılıklar
yeterince tanımlanamamıştır. Cinsel ilişkide duyulan
zevk bireyden bireye farklılık gösterdiği gibi, her
bireyin cinsel ilişki isteğinin de farklı olduğu
düşünülmektedir.
Cinsel ilişkinin aşamaları: Cinsel
tepki her iki cinste birden oluşan durumdur ve prensip
olarak iki cinste de aynıdır. Dört aşaması vardır.
Bunlar; uyarılma, plato, orgazm ve çözülme olmak üzere
gerçekleşir.
Uyarılma: Erkekte ereksiyon, kadında vajinal
kanalın üst bölümünde gevşeme ve sıvı salgılanması;
kasların gerginleşmesi, kalp ve solunum hızı ile kan
basıncının artması biçimindeki tepkilerle kendini
gösterir.
Plato: Bu aşamada her iki cinste de cinsel
gerilim en yüksek düzeydedir. Kalp ve solunum hızı, kas
gerginliği, kan basıncı, birkaç dakika ya da daha uzun
süre yüksek kalır.
Orgazm: Her iki cinste de, kasların istemli ve
istem dışı ritmik kasılmaları ile ortaya çıkar. Erkekte
seminal sıvının boşalması olur. Kadında ve erkekte bu
sürede sinir sisteminde geçici bir değişiklik ve tüm
vücuda sıcaklık yayılması gibi çeşitli duygulanımların
ve kasılmaların olduğu karmaşık bir devre oluşur. Orgazm
aynı zamanda, bir gerginlikten kurtulma hissi olarak
tanımlanır.
Çözülme: Kaslar gevşer, rahatlama ve uyuşukluk
hissi olur. Pelvik ve genital organlara biriken kan,
dolaşıma geri döner ve bir süre sonra kişi, ilişki
öncesi durumunu yaşar.
Kadın ve erkek arasındaki en belirgin farklılıklardan
biri; kadınların cinsel ilişki sırasında birden fazla
orgazma ulaşabilmeleridir. Bazı kadınlar fizyolojik
olarak birçok kez plato evresinden geçebilir. Bu durum
birçok kez orgazm olabilmeyi olanaklı kılar.
Erkeklerde ise, ejekülasyonu izleyen ve "Refrakter
dönem" denilen bir süre vardır. Refrakter dönemde tekrar
ereksiyonu sağlamak güçleşir. Bu başarılsa bile orgazm
ve boşalma genellikle olanaksızdır. Refrakter dönem,
erkeğin yaşı ilerledikçe uzar. 17-18 yaşlarında 5-15
dakikada olan bu süre, 60 yaşlarında 18-24 saat
kadardır. Refrakter dönemin uzunluğu da erkekten erkeğe
göre farklı olabileceği gibi, aynı erkek için koşulların
ne derece erotik olduğuna bağlı olarak da değişebilir.
Ayrıca bu süre ilişki sıklığından da etkilenir. Sık
cinsel ilişkide bulunan erkeklerde, refrakter dönemi
daha kısadır.
Cinsel uyaranlara
gelince, bunlar çok çeşitli, kişiden kişiye değişen
uyaranlar olabilir. Yaşanan anılar, görülen rüyalar,
kurulan hayaller veya tat, koku, görüntü,ses, dokunma
gibi beş duyudan herhangi
birinin bilinçli olarak kullanılması da uyarılmayı
hızlandırabilir.
Ancak, bu uyaranların hepsi " kabul edilebilir veya
uygun" mudur? Hangi cinsel uyarı
kaynaklarının " kabul edilebilir"
veya "uygun" olduğunu belirleyen
çok önemli kültürel tabular
vardır. Kültürel açıdan uygun olmayan veya en az
kabul edilebilir olan uyarıcılar o toplum için normal
değildir.
Cinsel
istek duymak doğal bir durumdur. Ancak
cinsel isteğin azaldığı veya olmadığı durumlar, diğer
taraftan da çok arttığı durumlar olabilir. Bazı bilimsel
çalışmalara göre cinsel istek sorunlarının ortaya
çıkmasında çocukluktaki cinsel sömürü, cinsel taciz,
cinsellikle ilgili olumsuz tutumlar, dinsel tutuculuk ve
ailesel sorunlar önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle
cinsel bilgiler eğitimi erken
yaşlarda daha da önem
kazanmaktadır. Diğer bir taraftan ilaçların, ailesel
sorunların, cinsel isteğin bastırılmasında rolü olduğunu
düşünmektedir.
Cinsel
ilişkide sıklık diğer bir konudur. Yaşam
boyu cinsel ilişkiye girme sıklığı zaman zaman
değişebilir. Çiftler arasında karşılıklı onay söz
konusuysa cinsel ilişki sıklığı için bir sınırlama
yoktur. Cinsel etkinlik sağlık durumu uygunsa ve istek
sürüyorsa ömür boyu sürebilir. Erkeklerde prostat
ameliyatı geçirmek ve kadınlarda menopoz dönemine girmiş
olmak cinsel yaşamın sonlandığı anlamına gelmez.
Cinsel sorunlar; bireylerin cinsel yaşamlarındaki
beklentilerinin karşılanamamasına neden olan
sorunlardır. Bunlar karşı cinse ilgi duyamama, cinsel
yönden uyarılamama, erken boşalma ya da orgazm olamama
gibi sorunlardır. Bu sorunlar, bedensel nedenlere
(hormon düzensizlikleri, damar ve sinir sorunları) bağlı
olarak ortaya çıkabilecekleri gibi, psikolojik nedenlere
(ilişki sırasında ağrı hissetme, kasılma, dikkatini
yoğunlaştıramama) bağlı olarak da ortaya çıkabilir. |